GRÖNLAND

İzlanda Reykjavic’te 2 gece konaklamamızın üzerine 37 kişilik sevimli pırpır uçaklarla Danimarka’ya bağlı özerk bölge olan 60 bin nüfuslu Grönland (Greenland)’in Ilulisat şehrine havalanıp, 3 saatlik yolculuğumuz sonucu varıyoruz.
Uçak karaya inerken rüya başlıyor, heryer masmavi, parça parça buzullar ve olağanüstü bir doğa.
Hayatımızda gördüğümüz en güzel doğa manzaraları olduğu konusunda tüm grupla hemfikiriz.
Üstelik hava da sanılan soğuk havanın aksine günlük güneşlik bahar havası gibi.

Grönland yüzölçümü olarak dünyanın en büyük adası. Adanın %81’i buzullarla kaplı. (Kuzey kutbundaki en büyük buz örtüsü)
Ilulissat nüfus yaklasık 5500 kişi, ve 3000 kadar da köpek var, her iki kişiye 1 köpek düşüyor.

 

 

Otele yerleştikten sonra 2 saat yürüyüş yapıyor, Sermermuit buzulunu görüyor ve bol bol fotoğraf çekiliyoruz.
Kuzey kutbu arktik dairenin içinde olduğumuzdan, kimsenin aklına gelmez ama, bu yürüyüş esnasında yüzlerce sinek üzerimize yapışıyor.

Otel odamız okyanus ve parçalı buzul manzaralı, tek kelimeyle muhteşem.Manzaraya karşı saatlerce oturup keyfini çıkartıyoruz. Güneş 24 saat hiç batmıyor, ancak havada bir daire çizerek yer değiştiriyor.

Ertesi gün sürat motorları ile Eqip Buzulu’nu görmeye gidiyoruz. Motorla giderken olağanüstü manzaralara şahit oluyor, birçok buzulun çok yakınından geçiyoruz.  Gözlerimizin gördüğü kameraların çektiği resimlerden açık ara farkla daha güzel. Küçük bir yerleşim yerinde balina sote ve pilav yiyoruz. Balina eti bildiğimiz dana etine çok benziyor. Görüntüsü de, tadı da… Yıllarca unutamayacağımız anı ve görüntülerle 2 gece konaklamamız sonucunda, hiç güneşi batırmadan Grönland’den ayrılıyoruz.

 

Böylelikle gördüğüm 100’ü aşkın ülke arasında doğasından en etkilendiğim ülkelerden biri oluyor.
Kesinlikle yorgunluğa ve uçak bileti için verdiğimiz yüksek meblağların her kuruşuna değdi.

Gizem Arslan
7 Temmuz 2015